Kumarhane Kapitalizmi Değil, Üretim Biçimi!

Kumarhane Kapitalizmi Değil, Üretim Biçimi! Artı-değer ve sömürü kapitalizm öncesinde de mümkündür ve bu yüzden finansal şişme kapitalizmi önceleyen bir tarihe sahiptir. Şimdi hikayemizin farklı bir versiyonuna başvuralım. Şimdi yukarıdaki örneklerimizde değinilmeden geçilen bir noktaya dokunalım. Faizler yukarıdaki örnekte yüzde 2 idi. Uzmanlarımız bizi karmaşanın ardındaki nesnel eğilimle buluştursun ve sanal metalarımız yılda yüzde 5 değer kazansınlar. Yeni örneğimizdeki yüzde 2 faiz emek-zamanı açısından negatif bir faizdir. Sermaye bir yandan kendini genişletme güdüsüne sahip bir varlık gibidir, bir yandan da kendini çoğaltan değer niteliği ile çalışmadan yaşama ihtiyacını realize eden bir kullanım değeridir. Sadece sanal sermaye kendi yasaları icabınca hareket etmekte ve nesnel kaynakları olan bir ritüel yaşanmaktadır. Hayali sermayenin hareket yasaları kökenini artı-değer olgusundan alır. Kulaklara çalınacak, en net sesler, endeksin ya da fiyatın bilmem hangi bant aralığını kırarsa, bilmem ne yönünde bir hareket yaşanabileceği, ya da bilmem ne felaketine doğru gidilebileceği şeklindeki sesler olacaktır. Özel ayrılmış bölgeler hariç diğer yerlerde de kumarhane açılmasının o bölgede yaşayan ailelerin yaşantısına etkisi ne olacaktır?

las vegas en iyi kumarhane Özel sektör de bu rekabetin içine girecekse özel sektör tekeli yaratmamak da çok önemlidir. Tüm bunlar sermaye için varoluş koşullarını sağlarlar. Konuyu sade biçimde ele alabilmek için faiz getiren belgelerin ve rant kaynaklarının (Gayrimenkul vb gelir haklarının) tamamının, gerçek sermayeyi barındıran şirketlerin elinde bulunduğunu varsayalım. Burada faiz getiren belgelerin devlet aracılığı ile mi, yoksa şirketler tarafından mı piyasaya sürüldüğünün bir önemi yoktur. Demekki bu türden büyüme ve finansal şişme gerçek bir tüketimden kaçınma ile sonsuza kadar sürrdürülebilecektir. Bu türden bir sermayeleştirmenin sınırı bellidir. Buna da bir çare üretmeniz lazım. Bunun için KIB-TEK’e yatırım yapmak lazım. Devlete ait olan alt dağıtım şebekesi de kullanılarak bu enerjinin tüketiciye ulaşmasını sağlamak lazım. Işığın prizmalardan yansıyarak bir görüntüyü büyüterek göstermesi olgusunu hatırlarsak: Görüntünün kaynağı olan cisim ne kadar gerçek ise bunun görüntüsünü yansıtan mekanizma dahil, görüntünün kendisi de kendi varlığı içerisinde o kadar gerçektir. Gelir 5 TL ve F/K 20 yıl ise, gelir hakının değeri bunların çarpımı olan 100 TL dir.

1000 TL sermaye 100 TL artı değer, faiz, gelir ve birikime bölünme oranları aynı olsun. 1000 TL sermaye 100 TL artıdeğer yada, 1000 saat cansız emek zamanı, 100 saat artı emek zamanı şeklinde ifade edebiliriz. Sermaye birikimi finansal büyüme üzerinde böyle bir ivme etkisi yapar. Dış görüntü birikim ve büyüme olacaktır. Ötede ise cansız emek vardır ve her aşma cansız emeğin ihtiyacı olacaktır. Gerçekte ise yaşananlar ne budalalık, ne de birilerinin kabahatidir. Olağan bir durumda ise böyle bir noktada bulunulması düşük bir olasılıktır. Böyle bir durumda finansal şişmenin çok daha güçlü olacağı aşikardır. Biz şimdi somut nedenini sorgulamaksızın, belirli miktarda artı-değerin ve buna karşılık düşen artı ürünün nesnel bir olgu haline geldiğini varsayacağız. Bu artı ister bir birikime, ister bir tüketime maruz kalsın, isterse bir yere yığılsın bizi ilgilendirmez. Ayrıca mevcut birikmiş cansız emek zamanı olarak 1000 TL değerindeki gerçek sermayenin tümü karşılığında borçlanma belgesi bulunup bulunmadığının da bir önemi yoktur.

Bu açıdan finansal simya ile emek zamanı arasındaki ilişki öyle karanlıkta falan değildir. Gelir ile faiz arasındaki açıyı fizikteki hıza (uzam/zaman) benzetirsek, birikim oranı ile faiz arasındaki açı ivmeye (hız/zaman) benzer. Faiz maddi olarakta pozitif görünecektir. Faiz oranlarındaki bir yükselme sanal sermayemizi, gerçek sermayenin boyutuna doğru daraltacaktır. Biz şimdi gerçek sermaye ve gerçek artı-değer üretiminin yanısıra, sanal sermaye ve sanal artı-değer üretme işine girişelim. İlki istihdamda hiçbir gelişme olmadan, gerçek değerlerde hiçbir değişme olmadan, teknik gelişmelerle emek üretkenliğinin artışı finansal şişmeler için zemin olabilmektedir. Cansız emek birikiminin, sermaye niteliğine kavuşması için amacın aşılması gerekir. Bunun ileriye götürülebilme ihtimali için gerekli çalışmaları başlattınız ama sizin de aldığınız cevaplar bizim aldıklarımızla aynı oldu. Bu yazıyla birlikte yeni birşeyler söylememiş olacağız, ama söz hiç bu biçimde söylenmemiş olacak. Meclis Genel Kurulu toplantısında söz alan CTP Milletvekili Özdil Nami, “Ekonomik Koşullarla İlgili Alınması Gereken Tedbirler ve Hükümetin Enerji Politikasındaki Eksiklikler” ile ilgili güncel konuşma yaptı, “KKTC’de ivedilikle kumarhane açma ihtiyacı mı var?

Diğer Yazılar